Get your own Wavy Scroller
Google

yanlızlık

Abbas

Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalb ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

 CAHİT SITKI TARANCI

Adı Mehmet

 

Adı Mehmet...
Kara kıtanın kara gözlü, zayıf yüzlü çocuğu.
Göz kapaklarında güneş ve çapakları çöl sarısı.
Çaresizliğin girdabında.
Kelebek renkli yüzünün yorgun yarısı.

Adı Mehmet...
Bir halkın hikayesi yani.
Yeni günün solduğu beldeye, asırlar öncesinin bir yolculuk efsanesi.
Bir halkın ismi yani.
Kaderden ötesi olmayan.

Adı Mehmet...
Kimseden medet ummayan.
Aç karınlı, hasta yüzlü ama tok gözlü.
Öylece duran ve sabreden.
Uzaktan gelen yolcuları ağırladığı günkü gibi.
Necaşi gibi, Habeşi gibi.
Doğru, dürüst, iyi, insan yani...

Adı Mehmet...
Bir umudun ismi.
Çöle yağmur yağdığı günün.
Karnının doyduğu günün.
Öldüğü günün.
Ve üstünde çiçekler açabilen bir mezara gömüldüğü günün ismi yani.

Adı Mehmet...
Kimse tanımaz, kimse bilmez.
Kara gözleri gülmez.
Dünyanın gözü kör olmuş sanki.
Kimse onları görmez.

Adı Mehmet...
Kim duyar ki; Dudağında bir feryat! !
Savaşmak dudurken yani,
Mehmet'i kim dinler ki?
Açlığı kim dinler ki?
Adı mehmet...
Hastalığın gözlerindeki buğusu.
Açlığın kokusu.
Ve ölümün korkusu.
Bir kum fırtınası uğultusu.
Ağlayan bir bebek sesi.
Ve zayıf dizlerin yağmursuz çöllerdeki izi.
Söyle dünya insanların kaç kişi?
Kaçı sağır, kaçı kör, kaçı arsız, kaçı erkek, kaçı dişi?
Açlıktan ölmek kaldımı be şimdi?
Söyle dünya insanlık kimin işi? .....


Uğur Arslan

 

Merhabalar

Aşk,dosluk,sevda şiirleri çok güzel ama bu hayat şiirlerinide arasıra yayınlayalım lütfen...

Bu insanların varlığını kendimize,çevremize ve vicdanlarımıza zaman zaman hatırlatalım.

Hatırlamaklada kalmayıp,onlar için yapabileceğimiz küçük de olsa desteklemeye çalışalım.

Lütfen dostlar,destekleyelim ki Yarın çocuklarımızın yaşadığı dünya böyle olmasın.

Onlar bu çocukları böyle görmesinler;

Açlıktan ölen, başında akbabalar bekleyen,pazara ve ye okula giderken sanki bir askermiş gibi

bombalanan,yakılan, daha anne bile demeden,daha kundaktan bile çıkmadan ölen,

yüzlerinde şarapnel yarasıyla büyüyen çocukları görmesinler.

Bırakalım da, O Çocuklar da Büyüsünler....

 

Malieksi

 

Aydınlık Neyin Oluyor Senin ?

 

aydınlık neyin oluyor senin
gökyüzü akraban filan mı
beni bulur bulmaz gözlerin
şimşek çakıyorum yalan mı
yüzünde yalazını gezdirdiğin
saçlarından tutuşmuş orman mı
akla ziyan bir şey elektriğin

ayışığı mavisi dudaklarından mı
o ışık zenginliği mi giyindiğin
uzay tozları mı yıldızlardan mı
elime dokunduğu an elin
güneşler açıyorum sahi ondan mı
aydınlık neyin oluyor senin

 ATTİLA İLHAN

Filistinli Çocuk

 

 

Niye Doğdun Be Çocuk, Niye?
(Filistinli Çocuk)

Filistin alev alev yangın
Filistin'li ölmekten yorgun
Filistin kan
Filistin can pazarı
Filistin'de
toprak bile sığdırmadı bunca mezarı
ölüm bir başkadır Filistin'de
Çocuk, çocuk
Filistin'li, karaüzüm gözlü çocuk


Serpilip büyüyecektin
renk, renk oyuncakların, olmayacaktı belki de
ama
en temel hakkın yaşamak,
yaşamak için direnmek
sevmek için umudun olacaktı
Çocuk, çocuk
Filistin'li, karaüzüm gözlü çocuk

Gökyüzünden gelir sanma melekleri
bugünlerde gökyüzünü
siyonistlerin azraillerine terketmişler
Bir gece, ansızın
sen uykundayken
ölüm yağdı üstüne
Çocuk, çocuk
Filistin'li, karaüzüm gözlü çocuk
ölmenin zamanımıydı?


Kan emici yarasalar kana doymuyor
insalık uykuya dalmış, duymuyor
Kan yedin aşınızda
ölüm geldi düşünde
Asma dalından salkım gibi kopardılar
Leş kargaları uçuşur başında
Karaüzüm gözünü oymak için
Çocuk, çocuk
Filistinli, karaüzüm gözlü çocuk.

Filistinde birçok çocuk ölüyor
Ağzım dolu, dolu sövesim geliyor

Filistin de çocuk olmak suç
Filistin de insan olmak suç
hani nerde köhnemiş adalet
hani nerde, din bezirganı dindaşların
hadi be çocuk, hadi
göğsünde delik açılmış cesedin kalksın ayağa
parçalanmış midenden kan gelircesine
tükür yüzüne insallığın
suratından çıkmasın lekesi, tükürdüğün kanın
Sahi
Niye doğdun be çocuk, niye? ... Harun Yiğit 01.08.2006

Harun Yiğit

Başka çernobil olmasın

 

Bir çok insan için Çernobil felaketi sadece uzak bir anı olsa da, birçokları için de her gün birlikte yaşamaları gereken bir gerçek. Dört yaşından beri kanserli olarak yaşayan Annya ile tanışın. Reaktörün patladığı gece görevde olan personelden hayatta kalan tek üye olan tasfiye memuru Yuri’nin öyküsünü okuyun. Binlerce yıl boyunca radyasyonlu kalacak devasa alanlarda birçok hayat felaket dolayısıyla mahvoldu.

Yuri Korneev - Tasfiye memuru  - Yuri Korneev neredeyse yirmi yıl sonra, “gerçek cehennem Moskova’ya kadar başlamadı” diyor. “Arkadaşlarım yanımda ölüyordu. Birçoğuyla yıllarca birlikte çalışmıştım".

Vasily Tychomirov ve Pjotr Khmel – İtfaiyeci ve Asker - ‘Ivanchenko Çernobil’de neler olduğunu ancak sabah anlayabildi. "Sabah 8’de vardiyam sona erdi ve eve gittim. O zaman reaktör bloğunun patladığını gördüm". Tesiste görevde olan arkadaş ya da akrabaları tarafından bilgi verilenler dışında, işçi kenti Pripiyat’ta kimse uyarılmadı.'

Bay ve Bayan Smeyan - Çiftçi  - "Teyzem öldü ve onu yaşadığı topraklara gömmek istedik". Kontrol noktasında durduruldular ve geri gönderildiler. "Onu başka bir köye gömmek zorunda kaldık".

Çernobil Doktorları "Bu olaydan önce, çocuklarda nadiren onkoloji sorunları yaşıyorduk. Şimdi ise çok sayıda beyin tümörü, göz, böbrek diğer organlarda kanser vakaları var".

Çernobil Çocukları - Annya - 'Annya'nın annesi kızının bir kızın yüzünü kestiği bir resmi gösteriyor. "Geçen sonbaharda Annya'nın saçları döküldü", diye konuşuyor: "Sanırım oğlanlar onu daha iyi anlıyor". Kız arkadaşları kasten yada zalim bir unutkanlıkla ziyaret etmeyi kestiler.'

Çernobil’in kişisel anıları – Bir zamanlar reaktör binasının çatısı olan yerdeki molozun bir yanından diğerine ellerinde nükleer yakıt parçaları, grafit ya da metal parçalar taşıyarak koşuşturup “temizlemeye” çalışan eski tip koruma giysileri giyen “tasfiye görevlileri” görüyorum. Hayatlarını kurtarmak için koşuyorlar. Çok uzun bir 90 saniye boyunca. Sonra diğer bir grup moloza yollanıyor.'
 
Alıntıdır.

İSTİKLAL MARŞI

 

 

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır  rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

Mehmet Akif Ersoy

hareketli gif (hiç koşan bir araba gördünüz mü ?)

hareketli gif (köpek )